Trafik kazası, yüksekten düşme, sığ suya atlama veya ateşli silah yaralanması gibi ağır omurga travmaları sonrasında vücutta aniden gelişen tüm reflekslerin, hareketin ve duyunun tamamen kaybolduğu o kritik tablo tıp dünyasında “Spinal Şok” (Spinal Shock) olarak adlandırılır. Travmanın ilk dakikalarında ortaya çıkan bu tablo; hasta yakınlarında ve hekimlerde kalıcı bir tam felç izlenimi yaratsa da, omuriliğin fizyolojik olarak geçici bir “kapanma / sessizlik” evresine girmesidir.
Spinal şok evresi sona ermeden bir omurilik yaralanmasının (Parapleji veya Tetrapleji) tam (komplet) mi yoksa kısmi (inkomplet) mi olduğunu söylemek tıbben imkansızdır. Doğru yoğun bakım yönetimi, spinal dekompresyon ve erken nörolojik fizyoterapi rehabilitasyonu ile hastanın nörolojik fonksiyonlarını geri kazanma şansı en üst seviyeye çıkarılabilmektedir.
1. Spinal Şok Nedir? Nörofizyolojik Mekanizma
Omurilik (Medulla Spinalis); beyinden gelen motor emirleri kaslara, vücuttan gelen duyu sinyallerini ise beyne ileten ana sinir kordonumuzdur. Ağır bir mekanik travma meydana geldiğinde, beyinden omuriliğe akan sürekli uyarıcı (fasilitatör) sinirsel akım aniden kesilir.
Bu ani bağlantı kopması sonucu omurilik dokusu lezyon seviyesinin altındaki tüm refleks mekanizmalarını geçici olarak kapatır. Ortaya çıkan bu tabloya Spinal Şok denir. Bu evrede lezyon seviyesinin altında:
- Flask Paralizi (Gevşek Felç): Kaslar tamamen cansız, yumuşak ve tonussuzdur (Pelte gibi).
- Areflaksi: Tendon refleksleri (Diz kapağı patella refleksi vb.) tamamen kayıptır.
- Duyu Kaybı: Ağrı, dokunma, sıcak-soğuk ve pozisyon duyusu hissedilmez.
- Otonomik Disfonksiyon: Mesane ve bağırsak kontrolü kaybolur (atonik mesane), tansiyon düşüklüğü ve bradikardi (düşük nabız) gelişebilir.
2. Spinal Şok Ne Kadar Sürer? İyileşmenin 4 Aşaması
Spinal şok genellikle travmadan hemen sonra başlar ve birkaç günden birkaç haftaya (bazen 6 haftaya kadar) sürebilir. Nörolojide spinal şokun çözülmesi 4 karakteristik fazda gerçekleşir:
- 1. Faz (0 – 24 Saat / Areflaksi): Tüm reflekslerin ve nöronal uyarılabilirliğin tamamen sıfırlandığı tam sessizlik dönemi.
- 2. Faz (1 – 3 Gün / İlk Reflekslerin Dönüşü): Kutanöz (deri) reflekslerin geri dönmeye başladığı evre. Spinal şokun bittiğini müjdeleyen Bulbokavernöz Refleks ilk olarak bu evrede pozitifleşir.
- 3. Faz (1 – 4 Hafta / Hiperrefleksi Başlangıcı): Derin tendon reflekslerinin geri dönmesi ve sinirsel filizlenmelerin (aksonal sprouting) başlaması.
- 4. Faz (1 – 6 Ay / Spastisite Evresi): Gevşek felcin yerini kas sertliğine (spastisite), klonus ve fleksör spazmlara bıraktığı kronik nörolojik evre.
3. Spinal Şokun Bittiği Nasıl Anlaşılır? (Bulbokavernöz Refleks)
Klinik nörolojide ve fizyoterapide bir omurilik felci hastasının durumunu netleştiren altın standart test Bulbokavernöz Refleks (BCR) testidir:
Hekim tarafından yapılan bu muayenede refleks geri gelmişse (pozitifse), spinal şok tablosunun resmen sona erdiği kabul edilir. Eğer spinal şok bittiği halde hastanın anal bölgesinde ve bacaklarında hiçbir istemli kas hareketi veya duyu yoksa yaralanma “Tam Kat (Komplet ASIA A)”; eğer en ufak bir duyu veya kas kıpırdaması varsa “Kısmi (İnkomplet ASIA B, C, D)” olarak sınıflandırılır ve rehabilitasyon haritası buna göre çizilir.
4. Spinal Şok ve Erken Dönem Nörolojik Rehabilitasyon
Omurilik yaralanmalarında ilk günden itibaren başlayan fizyoterapinin hayati hedefleri şunlardır:
1. Bası Yaralarını (Yatak Yarası) Önleme — 2 Saatte Bir Pozisyonlama:
Duyu kaybı nedeniyle hastalar basıyı hissetmez. Kuyruk sokumu (sakrum), topuklar ve kalça kemikleri üzerinde doku ölümünü engellemek için hasta yatakta her 2 saatte bir sağa, sola ve sırtüstü pozisyonlanmalı, havalı yatak kullanılmalıdır.
2. Eklem Kontraktürlerini Önleme — Pasif ROM Egzersizleri:
Felçli bacak ve kol eklemlerinin kireçlenip taşlaşmasını önlemek için tüm eklemlere günde 2 kez tam açıda nazik pasif hareket açıklığı (ROM) yaptırılır.
3. Solunum Fizyoterapisi & Akciğer Kapasitesi:
Özellikle boyun (servikal) ve üst sırt yaralanmalarında diyafram ve kaburga kasları zayıflar. Solunum egzersizleri, triflo kullanımı ve assisted coughing (öksürtme yardımı) ile zatürre (pnömoni) riski engellenir.
4. Tilt Table (Dik Duruş Masası) ve Ortostatik Hipotansiyon Yönetimi:
Hasta omurga stabilitesi sağlandıktan sonra dik durma masasına (Tilt Table) alınarak kademeli açılarla (20°-40°-70°) dik konuma getirilir. Bu çalışma tansiyonun dengelenmesini, kemik erimesinin (osteoporoz) önlenmesini ve bağırsak hareketlerinin uyarılmasını sağlar.
5. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Spinal şok ile nörojenik şok arasındaki fark nedir?
Spinal şok sinirsel ve refleksif bir kayıptır (areflaksi, kas gevşekliği); Nörojenik şok ise sempatik sinir sisteminin çökmesi sonucu gelişen dolaşımsal bir acildir (ciddi tansiyon düşüşü ve nabız yavaşlaması – bradikardi).
Omurilik felcinde ilk 6 ay neden kritiktir?
Beyin ve omurilik nöronlarının yeniden organize olma ve yeni bağlantılar kurma yeteneği (nöroplastisite) ilk 6-12 ayda en yüksek seviyededir. Bu altın dönemde uygulanan yoğun robotik rehabilitasyon (Lokomat), FES (Fonksiyonel Elektrik Stimülasyonu) ve fizyoterapi nihai fonksiyonel bağımsızlığı belirler.
Bu fizyoterapi rehberi size yardımcı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi ve egzersiz programlarımızı geliştirmemize yardımcı olur.
